Alternatif tıp dünyasının bilinen en eski şifalı bitkilerinden olan at kestanesi, bilinçli bir şekilde tüketildiği zaman çok sayıda faydası ile ön plana çıkmaktadır. Özünde zehir ihtiva etmesinden dolayı yanlış kullanılması halinde insan sağlığını tehdit eden etkilerinin ortaya çıkmasına neden olabilir

Kan dolaşım hastalıklarından tutunda çeşitli cilt problemlerine kadar çeşitli sağlık sorunlarına şifa olan at kestanesi, yabani şekilde yetişen bir bitkidir.

Ülkemizde popüler bir bitki türü olan at kestanesi, dünya genelinde de yaygın bir şekilde kullanılır. Özellikle Çin ve Balkan Ülkelerinde çeşitli sağlık sorunların ortadan kaldırmak adına uzun yıllardan beri kullanıldığı biliniyor. Bu bitki çeşitli alerji durumlarının oluşabilmesine neden olduğu için kesinlikle doktor tavsiyesi ile doktor gözetimi altında kullanılmalıdır. Daha önceden hiç at kestanesi kullanmadıysanız içerisinde zehir olmasından dolayı gelişi güzel bir şekilde kullanmayın. Bu bitkilerin şifa dağıtıcı özelliğinden yararlanmak için alanında uzman kişilere danışın.

At Kestanesi Bitkisi Ne Demek?

At kestanesi nedir

Ülkemizde at kestanesi ismi ile bilinen bu bitki, dünya genelinde genel olarak Hint Kestanesi olarak da bilinmektedir. Ayrıca tıp dünyasında Marronnier D’lnse ismi ile de bilinmektedir. Sapinsaceae familyasında yer alan bir bitki türü olan at kestanesi, dış görüntüsünün güzel olmasından dolayı süs bitkiciliği alanında da kullanılır.

At kestanesi meyvesi, meyve ile aynı isimde olan at kestanesi ağacında yetişir. Ağacın nisan ve temmuz aylarında çiçek açtığı bilinir. Açan çiçekler son bahara doğru olgunlaşan meyveler halini alır ve bu yüzden de meyvelerin sonbaharda toplandığı bilinmektedir.

At kestanesi meyvesi, yuvarlak şekilde olup üzerinde dikenleri vardır. Genellikle peyzaj çalışmaları için kullanılsa da tıp alanında faydalarının bilimsel olarak ortaya çıkması ile birlikte özel bir şekilde yetiştiriciliği de yapılmaya başlanmıştır.

At Kestanesi Meyvesi Nasıl Kullanılır?

At kestanesi nasıl kullanılır

At kestanesi ihtiva eden çeşitli ilaç türleri olsa da bu bitkinin faydalarından nasiplenmek isteyen birçok kişi ilgi meyveyi ev ortamında da kullanmak istemektedir. At kestanesi aldıysanız ve bunu kullanma niyeti içerisindeyseniz, bir kahve kaşığı at kestanesini yarım litre suyun içine atarak haşlayın. Haşlanan hat kestanelerini su içerisinde 2 saat kadar dinlendirin. Bu dinlenmiş at kestaneli suyu günde 2 defayı geçmemek üzere yemeklerden yaklaşık olarak 1 saat evvel kullanabilirsiniz.

Makalemizin başında da belirttiğimiz gibi bu bitki zehir içerdiğinden dolayı sadece bu bitkiyi iyi tanıyan kişiler tarafından hazırlandıktan sonra tüketilmelidir. Ayrıca kullanımlarının doktor gözetiminde olmasına dikkat edin. Aksi halde istenmeyen sonuçlarla karşılaşabilirsiniz.

Yanlış kullanımı sağlığınızı tehdit edebileceğinden dolayı ilaç firmaları tarafından hazırlanmış olan, içerisinde at kestanesi yer alan ürünleri de kullanabilirsiniz. Tabii ki bu ürünlerin doktor tarafından reçete edilmiş olmasına dikkat etmelisiniz.

At kestanesinin cilde yüksek oranda faydası vardır. Direkt olarak kullanılması cildin zarar görmesine neden olabilir. Cildinize zarar vermemek için kozmetik firmaları tarafından krem formuna getirilmiş olan at kestanesi kremlerini kullanabilirsiniz.

At Kestanesinin Faydaları Nelerdir?

At kestanesinin faydaları

At kestanesi genel olarak krem formuna getirilerek kullanılır. Piyasada yer alan eczanelerin büyük bölümünde at kestanesi kremi satılmaktadır. Buralardan bu kremleri temin ederek doktor gözetiminde at kestanesi kremini kullanabilirsiniz.

At kestanesinin faydaları arasında baş sırada ağrı kesici özelliği yer alır. Romatizma ağrılarına, boyun, eklem ve kas ağrılarına iyi geldiği bilinmektedir. Yüksek oranda antioksidan içeriğine sahip olmasından dolayı bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi de bulunur.

At kestanesinin ağrı kesici özelliğinin yanı sıra cilt lekelerini ortadan kaldırıcı etkisi de bulunmaktadır. Özellikle sivilce izlerinden ya da güneşten kaynaklanan lekeler sizleri rahatsız ediyorsa bu lekelerden at kestanesi kremi kullanarak kurtulabilirsiniz. At kestanesi sivilce izlerinin kaybolmasını sağladığı gibi cildinizde yeni sivilcelerin oluşmasını da büyük ölçüde engelleyecektir.

Antioksidan özelliği olduğu için sinüzit, grip ve nezle gibi hastalıkların kısa sürede iyileşmesine de yardımcı olmaktadır. Bağışıklık sisteminizin zayıf olmasından dolayı sıklıkla grip, nezle ve sinüzit gibi rahatsızlıkların olumsuz etkileri ile mücadele etmek zorunda kalıyorsanız doktor gözetiminde at kestanesi kullanabilirsiniz.

At kestanesi cilt gözeneklerinin sıkılaşmasını sağlayarak yaşlılık belirtilerinin erken dönemde ortaya çıkmasını engeller. Özellik de cildinizde kılcal damarlar cildin üst yüzeyine yakınsa, bu kötü bir görüntünün oluşmasına neden olur. At kestanesi kılcal damarların görünürlülüğünü azaltır ve cilt renginin eşit bir şekilde dağılmasını sağlar. Bu yüzden kozmetik firmalarının en gözde ürünlerinin içerisinde büyük oranda at kestanesi yer alır.

At Kestanesinin Zararları Nelerdir?

At kestanesinin zararları

Makalemizin başında da belirttiğimiz gibi at kestanesinin içerisinde zehir bulunmaktadır. At kestanesi meyvesi bu meyveyi tanıyan kişiler tarafından iyi bir şekilde temizlenip zehirden arındırılmazsa, ölümcül durumların dahi ortaya çıkmasına neden olabilir.

At kestanesini yapısal olarak incelediğimizde bu bitkinin yapraklarında, dallarında, çiçeklerinde, meyvelerinde ve tohumunda belirli oranda zehrin yer aldığını görüyoruz. Alternatif tıp uzmanlarının büyük kısmı bu nedenden dolayı sadece tohumlarının kullanılmasını önermektedir.

Hamile bayanların kesinlikle at kestanesinden uzak durması gerekmektedir. Doktorların tamamı gebelik döneminde çocuk gelişimini olumsuz etkilemesinden dolayı at kestanesi kullanımını yasaklamıştır.

At kestanesi vücutta yer alan kan dolaşım hızını arttırır. Bu özelliğinden dolayı kan inceltici ilaç kullanan kişilerin kesinlikle at kestanesi kullanmaması gerekmektedir. Bu kişiler eğer ilgili bitki türünü kullanacak olursa beyin kanaması gibi hayati önem arz eden durumlar ortaya çıkabilir. Çok fazla tüketildiği zaman böbreklere de zarar verdiği bilinmektedir. Bu yüzden tüketimine kesinlikle sınırlama getirilmesi gerekmektedir.