atatürk hak özgürlük

Gazi Mustafa Kemal Atatürk sayesinde kazandığımız hak, hürriyet ve özgürlükler, Atatürk sevgisini yok etmek isteyen kişiler tarafından her ne kadar unutturulmaya çalışılsa da Türk milleti atasına olan saygıyı ilk günkü tazeliği ile korumaya devam ediyor. Atatürk’ün Türk milletine kazandırdığı hak ve hürriyetler nelerdir konusu özellikle ilkokul sıralarında yer alan öğrencileri bu alanda araştırma yapmaya teşvik ettirmek adına öğrenmenler tarafından sorulmaktadır. Genç kardeşlerimizin bu alanda doğru bilgilere ulaşmasını sağlamak için sizleri elimizden geldiğince aydınlatmaya çalışacağız.

Atatürk’ün Türk milletine kazandırdığı hak ve hürriyetler çok geniş kapsamlı olduğundan dolayı bu konuyu bir başlık altında ele almak yerine alt başlıklar oluşturarak ele almayı daha uygun görüyoruz. Günümüzde bu denli hakka ve özgürlüğe sahip olmamıza sağlayan en önemli husus Atatürk zamanında yapılmış olan inkılaplardır. Bu yüzden yapılan inkılapları ele alacak olursak ne gibi hakların bizlere verilmiş olduğunu daha iyi anlayabiliriz.

Atatürk’ün Eğitim ve Kültür Alanında Yaptığı İnkılaplar

Tevhid-i Tedrisat Kanununun Kabulü (3 Mart 1924): İlgili kanunun kabul edilmesi ile birlikte tüm eğitim kurumları birleştirilip tek çatı altına toplanmıştır. Bu sayede eğitimde sınıf ayrımının oluşması engellenmiştir. Bu kanunun çıkarılmasının en büyük nedeni eğitim sistemine laiklik düzeninin getirilmek istenmesidir. İlgili kanundan sonra tekke ve zaviyeler kapatılarak eğitimde eşitlik sağlanmıştır.

Yeni Türk Harflerinin Kabulü (1 Kasım 1928): Öğrenilmesi zor olan Arap alfabesi kaldırılarak yerine Latin alfabesi getirilmiştir. Bu inkılabın hayata geçirilmesindeki temel gaye okuryazar insan sayısını arttırmaktır. Nitekim zaman içerisinde bu inkılabın gerçekten doğru bir inkılap olduğu okuryazar sayısındaki hızlı artışın gözlemlenmesiyle anlaşılmıştır.

Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun’un Kabulü (2 Mart 1926): Eğitim düzeninde meydana gelen karmaşayı önlemek ve dış güçlerin eğitimde olan etkilerini azaltmak adına çıkarılmış bir kanundur. Bu kanun sonrasında herkesin okul açmasına sınırlama getirildi ve okul açmak özel yasal şartlara bağlandı. Ayrıca geçmişin eski eğitim sisteminden kurtulmak adına eğitim öğretim müfredatında köklü değişiklikler yapıldı.

Türk Tarih Kurumunun Kurulması (12 Nisan 1931): Türklerin bir soyunun olmadığını iddia eden yabancı devletlerin yanlış düşündüklerini belirtmek amacıyla kurulmuş olan bir kurumdur. Türklerin tüm geçmişi araştırılarak insanların atalarını daha iyi tanıması amaçlanmıştır. Türkler yazıyı çok geç kullanmaya başladığından dolayı elde edilen bilgilerin büyük bölümü yakın tarihimize aittir. Geçmiş yıllardaki olayların büyük bölümü yabancı devletlerin kaleme almış olduğu bilgilerden öğrenilmiştir.

Türk Dil Kurumunun Kurulması (12 Temmuz 1932): Bir milleti millet yapan en önemli değeri sahip olduğu dilidir. Dili korumak ve zenginleştirmek bir milletin güçlenmek adına atacağı en önemli adımlardan birisidir. Türk dilini yabancı kelimelerden kurtarmak adına açılmış olan bu kurum amacına ulaşmış olan en önemli kurumlardan birisidir.
atatürk hak özgürlükMedreselerin Kapatılması: Tevhid-i Tedrisat kanunu ile tüm eğitim kurumları bir çatı altına toplandığından dolayı bir süre sonra medreselerin kaldırılmasına karar verilmiştir. Medreselerin kapatılmasının en büyük nedeni ilköğretim düzeyinde eğitim veren kurumlarda mesleki derslerin anlatılmasının yasaklanmasıdır.

Modern Üniversitelerin Açılması: Özellikle meydana gelen savaşlar sonrasında ülke genelinde yaşam süren birçok bilim insanı hayatını kaybetmiştir. Acil bir şekilde modern bilgiler ile donatılmış kişilere gereksinim duyulduğundan dolayı modern nitelikte üniversiteler kurulmuştur. Bu üniversitelerde eğitim verecek eğitmenler olmadığından dolayı da yurt dışından çok sayıda eğitimci getirilmiş ve Türk milletinin bilinçlenip bilgilenmesi sağlanmıştır.

Güzel Sanatlar Alanında Yapılan Çalışmalar: Bir milletin kültürünü diğer milletlere anlatabilmesinin en etkili yollarından birisi de ortaya koymuş oldukları sanatsal nitelik taşıyan ürünlerdir. Mustafa Kemal Atatürk sanata ve sanatçıya önem veren bir lider olduğundan dolayı yurt genelinde çok sayıda güzel sanatlara dair eğitim veren kurumların açılmasını sağlamıştır.

Atatürk’ün Hukuk Alanında Yaptığı İnkılaplar

Şeriye ve Evkaf Vekâletinin Kaldırılması 1924: Atatürk döneminde din işlerinde yer alan birçok kişi devlet işlerine karışmaktaydı. Yaşanan bu durum da yönetimin sekteye uğramasına neden oluyordu. Şeriye ve Evkaf Vekâleti kaldırılarak din alimlerinin yönetime karışmasının önü kapanmış ve tüm dini işlerin diyanet işlerinde toplanması sağlanmıştır. Bu olay sonrasında din alimlerinin yönetimde olan etkileri ciddi anlamda azalmıştır.

Şeriye Mahkemeleri Kaldırılması 1924: Şeriye mahkemeleri İslam kurallarını esas alarak insanları yargılayan bir mahkemeydi. Yurt genelinde Müslüman olmayan birçok kişinin yargılanmasına bu durum engel olduğundan dolayı modern mahkemeler kuruldu ve sonrasında Şeriye mahkemeleri kaldırıldı. Kurulan yeni mahkemelerin Avrupa devletlerini örnek alarak oluşturulduğu bilinmektedir. Bu olay sonrasında bir nevi şeriat hükümleri de kaldırılmıştır diyebiliriz.

Anayasa Yürürlüğe Girdi 1924: 1876 anayasasının eski ve yetersiz olmasından dolayı birçok yargılama da ciddi sıkıntıların oluştuğu gözlemlendi. Meydana gelen bu sıkıntıları ortadan kaldırmanın ancak yeni bir anayasa ile mümkün olduğunun tespit edilmesi üzerine 1876 anayasası kaldırılarak 1924 anayasası yürürlüğe sokuldu.
atatürk hak özgürlükAnkara Hukuk Mektebi Açıldı 1925: Hukuk alanında çok sayıda inkılap gerçekleştirildi ancak hukuk kurallarının işlerliğini arttırmak adına çok az sayıda hukukçu bulunmaktaydı. Hukuk düzeni içerisinde çok sayıda bilgiye ve kendisini yetiştirmiş olan kişiye gereksinim duyulduğundan dolayı 1925 senesinde Ankara Hukuk mektebi açıldı.

Medeni Kanun Kabul Edildi 1926: İsviçre’den uyarlanan bu kanun sayesinde insanlar asında eşitlik sağlandı. Medeni kanunun en büyük etkileri şüphesiz kadınlar üzerinde olmuştur. 1926 senesinde Türk medeni kanunun kabul edilmesi ile birlikte özellikle kadınların birçok hakka kavuştuğu bilinmektedir. Bu haklardan en önemli olanı şüphesiz kadın erkek eşitliğinin getirilmesidir.

Ceza Kanunu kabul edildi 1926: İtalya yürürlükte olan ceza kanunun en kapsamlı ceza kanunu olmasından dolayı İtalyan ceza kanunu üzerinden uyarlama yapılarak Türk ceza kanunu oluşturulmuştur. Bu kanun sayesinde hangi suça ne tarz bir ceza verileceği benimsenmiştir. Türk ceza kanunu oluşturulurken şeriat kanunlarından da esinlenildiği bilinmektedir.

Borçlar Kanunu Kabul Edildi 1926: Almanya’da kullanılan borçlar kanunundan uyarlama yapılarak oluşturulmuş ve 1926 senesinde kabul edilmiştir. Borçlar kanunun çıkarılmasının en büyük nedeni iş yaşamında meydana gelen mağduriyetlerin engellenmek istenmesidir. İlerleyen yıllarda ilgili kanun yetersiz kaldığından dolayı zaman zaman eklemeler yapılarak ilgili kanunun etki alanı genişletilmiştir.

Devletin Dini İslam’dır Hükmü Anayasadan Çıkartıldı 1928: Dinin yönetimdeki etkisini azaltmak adına yapılan bir düzenlemedir. Yapıldığı zamanda büyük bir kargaşanın yaşanmasına neden olmuşsa da laikliğin benimsenmesi adına yapılması gerekenler arasında yer aldığından dolayı hiçbir şekilde geri adım atılmamıştır.

İdare Hukuku Kabul Edildi 1929: Fransa’dan uyarlan bu hukuk sayesinde yönetimde meydana gelen açıklar kapandı ve birçok olay kanunsal verilere bağlandı. Günümüzde de en çok önem verilen hukuk kuralları arasında şüphesiz idare hukuku yer almaktadır. Ülkedeki hiyerarşiyi sağlamanın en önemli yolu, yaşananları kanunlar ile desteklemektir.

Kadınlara Siyasal Haklar Tanındı 1930 – 1934: Bu tarihler arasında siyaset içerisinde yer almaya hakkı olmayan kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi. Kadınlara seçme ve seçilme hakkını veren ilk ülkeler arasında Türkiye’nin yer alması kadına ne denli önem verildiğinin bir göstergesidir.

Atatürk İlkeleri Anayasaya Konuldu 1937: Yapılan inkılapların kalıcılığını ve sürekliliğini sağlamak adına Atatürk ilkeleri 1937 senesinde yapılan bir değişiklik ile anayasaya dahil edildi. Bu ilkeler içerisinde yer alan inkılapçılık ülkenin her daim gelişime ve yenilenmeye açık olmasını sağladı.

Atatürk’ün Siyasi Alanda Yaptığı İnkılaplar

Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922): Saltanat makamının mevcut yönetim düzeninin zaman zaman önüne geçmesi inkılapların aktif bir şekilde yapılmasını engellediği gibi halk arasında ve yönetimde ikililiğin oluşmasına neden olduğundan dolayı 1 Kasım 1922 tarihinde saltanat makamı kaldırıldı ve yönetimdeki çift başlılık bu sayede son buldu.

Cumhuriyet’in İlanı (29 Akim 1923): Milletin kendi kendisini yönetmesinin önünü açmak adına 1923 tarihinde cumhuriyet ilan edilerek cumhuriyet sistemine geçiş yapıldı. Cumhuriyet’in bu denli geç ilan edilmesinin en büyük nedeni savaş zamanında mevcut birliğin ve bütünlüğün bozulmasını engellemektir.
atatürk hak özgürlükHalifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924): Osmanlı Devletinin hükümdarı halife olarak kabul edildiğinden dolayı çok sayıda halife yanlısı kişi meydana geldi. Bu durum yeni devlet düzeninde iç sorunların oluşmasına neden olduğundan dolayı da 1924 tarihinde halifelik makamı bir daha getirilmemek üzere tamamen kaldırıldı.

Çok Partili Yaşama Geçiş Denemeleri: Cumhuriyet Halk Partisi, Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan ve en uzun süreli yönetimde yer alan partiydi. Tek partili sistem zaman içerisinde otoriter sistemin oluşmasına neden olacağından dolayı çok partili yapılı sisteme geçilmesine karar verildi. Mustafa Kemal Atatürk’ün teşviki ile çok sayıda parti kurulsa da parti içerisinde yer alan kötü kişilerin faaliyetleri nedeniyle ilgili partiler bir süre sonra kapatıldı. Bu durum da yeni Türk devletinin çok sesliliğe hazır olmadığını gösterdi. Çok partili hayata geçiş ancak 1945 yılında olduğundan dolayı Mustafa Kemal Atatürk bu gelişmeyi dünya gözüyle görememiştir.

Atatürk’ün Toplumsal ve Sosyal Alanda Yaptığı İnkılaplar

Tekke, Zaviye ve Türbelerin Kapatılması (30 Kasım 1925): İlgili eğitim kurumlarında verilen eğitimlerin bir süre sonra ülke zararına olduğu anlaşıldı. Tekke zaviye ve türbelerde bazı kişilerin ülkeyi bölmeye yönelik çalışmalarda bulunması bu kuruluşların kapanmasının gerektiğini ortaya koydu. Tüm bu nedenlerden dolayı 1925 yılında tekke, zaviye ve türbelerin faaliyetlerine son verildi.

Kılık Kıyafette Değişiklik (1925): Yapılan bu değişiklik ile dini kıyafetlerin sosyal yaşam içerisinde giyilmesi yasaklandı. Görünüş olarak ta Avrupa medeniyetlerini yakalamak isteyen Mustafa Kemal Atatürk şapka kanunu ile Türk erkeklerinin modern şapkaları takmasını zorunluluk haline getirdi.

Soyadı Kanununun Kabulü (24 Kasım 1934): Toplum arasında kullanılan lakapların çeşitli sınıfların oluşmasına neden olması soyadı kanunun çıkarılmasını bir zorunluluk haline getirdi. 1934 senesinde yapılan kanunsal düzenlemeler ile herkesin bir soyadı alması sağlandı ve Mustafa Kemal’e Atatürk soyadı verildi.

Takvim, Saat ve Ölçülerde Değişiklik (1925): Özellikle dış devletler ile kurulan ekonomik ilişiklerde kullanılan ölçü birimlerinin, saatin ve takvimin farklılık göstermesi çeşitli sıkıntıların doğmasına neden oluyordu. Bu mevcut sıkıntının ortadan kaldırılması ve birliğin sağlanması adına 1925 senesinden başlayıp 1931 yılına kadar süren bir düzenlemesi sonrasında takvim, saat ve ölçü aletlerinde değişiklik yapıldı.

Atatürk’ün Türk milletine kazandırdığı hak ve hürriyetler bu şekildedir. Konu herkesinde bildiği gibi tartışmaya açık bir konudur. Bazı kişiler yapılan inkılapların olumsuz olduğunu düşünmektedir. Sizlerde bu konudaki düşüncelerinizi bizlerle paylaşabilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here