beyin öğrenme

Sağlıklı bir insan tüm yaşamı boyunca her gün yeni şeyler öğrenmektedir. Öğrenmenin gerçekleşmesi için öncelikli olarak kişinin öğrenilecek olan şeyi anlaması gerekmektedir. İster yanlış ister doğru anlaşılsın kavranılan her oldu öğrenme olarak nitelendirilir ve insanoğlu öğrenme eylemini beyni ile gerçekleştirmektedir. Beynimiz nasıl öğreniyor konusu çok sayıda bilimsel araştırma yapılmış olmasına rağmen büyük oranda gizemini korumaktadır çünkü beynin henüz keşfedilmeyen daha birçok yönü bulunmaktadır. Beyinde öğrenme nasıl gerçekleşir konusunu daha detaylı bir şekilde incelemek için vefat etmiş olan insanlardan beyin örnekleri alınmış ve her iki lob üzerinde incelemeler yapılmıştır. Büyük oranda öğrenmenin nasıl gerçekleştiği saptanmış olsa da hala anlam verilemeyen bazı olaylardan bahsetmek mümkündür. Beyin üzerinde yapılan incelemeler sonucunda sağlıklı bir bireyin beyninin kapasitesinin sadece yüzde 8’lik kısmını kullanabildiği saptanmıştır. Yani insanoğlu beyninin geriye kalan yüzde 92’lik kısmını kullanabilecek olsaydı gerçekten de büyük işlerin altına imzasını atabilirdi. Böylesine önemli bir organımızın sadece yüzde 8’lik kısmını kullanıyor olmamız bile ortaya muhteşem şeylerin çıkmasını sağlamaktadır.

Bir insanın bir şeyler öğrenebilmek için öncelikli olarak kendisini tanıması gerekmektedir. İnsan kendini keşfedemediği müddetçe maalesef yeni şeyler öğrenemez. Bu yüzden öğrenme kabiliyetini arttırmak için öncelikli olarak kendinizi keşfetmeye çalışın. Bu sayede anlatılanları daha iyi bir şekilde öğreneceğinize emin olabilirsiniz. Her insanın öğrenme kabiliyeti maalesef aynı değildir. Bunu bazı insanların başarılı bazı insanların başarısız olmasından da rahat bir şekilde anlayabiliriz çünkü her insan beynini aynı kapasitede kullanmamaktadır ya da kullanamamaktadır da diyebiliriz. Beynini yüksek kapasiteli kullanabilen kişiler sosyal yaşamda daha başarılıyken beynini yeterli oranda kullanamayan kişilerin ise çoğu girişimlerinin başarısızlık ile sonuçlandı aşikârdır.

Beyin yapısal olarak incelendiğinde beynin tam orta kısmında hafıza merkezi olarak kabul edilen ve adeta beynin yazıcısı konumunda olan hipokamp kısmın yer aldığını görmekteyiz. İnsanoğlunun yaşamı boyunca öğrenmiş olduğu şeylerin tamamı burada kaydedilmektedir ve bu sayede öğrenilenler uzun zaman boyunca unutulmadan hafızada kalmaktadır. Beyinde bazı öğrenilen şeyler kalıcı hafızaya giderken bazı öğrenilen şeylerin ise geçici hafızaya gittiği görülmektedir. Bu yüzden insanların büyük bölümü öğrendiği bazı şeyleri unutmaktadır. Uzmanlar kalıcı hafızayı kontrol edebilmek adına çeşitli çalışmalar yapmaktadır. Beyne bu bilginin önemli bir bilgi olduğu yönünde komut verilebilecek olursa bu durum elde edilen yani öğrenilen bilginin kalıcı hafızaya aktarılmasını sağlayacaktır ve bu sayede insanlar öğrendikleri şeyleri bir daha asla unutmayacaktır. Bu yönde frekanslı elektrik sinyalleri kullanılarak çalışmalar yapılmakta ve büyük oranda olumlu sonuçlar alınmaktadır.

Beyinde bilgilerin kaydedildiği yani hard disk olarak nitelendirilebilecek kısma korteks adı verilmektedir. Kalıcı bilgilerin tamamı korteks adı verilen bu kısma kaydedilmektedir. Beynin merkezi olarak kabul edilen korteks sayesinde beyin kapasitesi sınırsız bir hale gelmektedir yani insanların yeni bir şeyler öğrenmesi, planlar yapması ya da yeni buluşlar yapması şüphesiz korteks kapasitesinin sınırsız olmasından kaynaklanmaktadır. Tabii ki sizlerin de bildiğiniz gibi sadece beyin öğrenmeye odaklanmış bir organ değildir. Beyin ayrıca koku alma, görme gibi çeşitli algılama merkezlerini de içerisinde barındırmaktadır. Nöronlar sayesinde diğer organlar ile iletişim içerisinde olarak insan metabolizmasının kusursuz bir şekilde çalışmasında etkin rol oynamaktadır.

Yapılan araştırmalar sonucunda insanlardaki merak duygusunun öğrenme konusunda aşırı derecede etkili olduğu tespit edilmiştir. Bir toplumdaki bilinçli ve bilgili insan sayısını arttırmak için öncelikli olarak toplumdaki merak duygusunun uyandırılması gerekmektedir. Çocuklara küçük yaşlardan itibaren motive edici yönde destek verilirse bu çocukların merakının artmasını ve bu sayede beyinlerini daha aktif bir şekilde kullanarak daha bilgili bir toplumun oluşmasını sağlayacaktır. İnsan bir şeyi öğrenmek istediğinde öğrenemeyeceği bir şey kesinlikle bulunmamaktadır. Sadece bu yönde bazı şeyleri öğrenmek için sabırlı olması gerekmektedir. İnsan sabırlı olup merakını kaybetmediği sürece yeni şeyler öğrenmeye yaşamı boyunca devam edecektir.

Öğrenme beyinde yer alan loblar sayesinde gerçekleşir. Beyinde yer alan sol lobun matematiksel işlemlerde, analiz işlemlerinde ve konuşma gibi çeşitli önemli eylemlerde rol aldığı tespit edilmiştir. Beyinde yer alan sağ lob ise hayal kurma, hacimlerine, renkleri oluşturma gibi konularda aktif rol almaktadır. Yani beynin sol lobunda öğrenmenin gerçekleştiğini sağ lobunda ise öğrenilenlere değer katıldığını söyleyebiliriz. Beynin sol lobu sadece bilimsel verileri ele alırken beynin sağ lobunda ise hayal gücü harmanlanarak bilgi daha detaylı bir şekilde şekillendirilmektedir. Bu yüzden sağ ve sol beyin loblarının birbirini tamamlayıcı yönde görevlerinin olduğunu söylemek mümkündür.

beyin öğrenme

Sağ ve sol lobların işlevselliğini geliştirmek adına insanların sürekli olarak bir şeyler öğrenmesi gerekmektedir. Uzmanlar özellikle kitap okuma alışkanlığı olan kişilerin sürekli olarak yeni bir şeyler öğrenmesinden dolayı sağ ve sol loblarının etkin bir şekilde geliştiğini belirtiyor. Sizlerin öğrenme konusu ile alakalı çeşitli sıkıntılarınız bulunuyorsa beyin loblarınızı geliştirebilmek adına kitap okuyabilirsiniz. Kitap okumanın etkisini kısa süre içerisinde göreceğinizden emin olabilirsiniz. Öğrenme konusunda sıkıntıları olan kişiler görsel öğeler ile beyinlerini geliştirebilirler çünkü beyin görsel öğelerde yer alan bilgileri daha kalıcı bir şekilde öğrenmektedir. Günümüzde zeka geriliği olan çocukların zekalarını geliştirmek adına da özellikle şekiller ile öğrenme teknikleri uygulanmaktadır. Bu yüzden şekiller ile öğrenmenin beyni geliştirme konusunda etkili olduğunu söylememiz mümkündür. Fotoğrafik hafıza her zaman daha kalıcı olmuştur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here