İnsanlar sürekli olarak beyninin sadece %4’lük kısmını kullanabildiklerini, eğer bu oranı arttırabilecek olsalardı yapamayacakları hiçbir şeyin olmayacağını dile getirmektedir. Madem beynimizin %4’lük kısmını kullanıyoruz, geriye kalan %96’lık kısmı ne oluyor sorusu ister istemez akıllara gelmektedir. İşte uzmanlar geriye kalan %96’lık kısmın bilinçaltı olduğunu belirtmektedir. Genelde uzmanlar bilinci bir buzdağına benzetmektedir. Buzdağının üst kısmında kalana zihin, görünmeyen yani altta kalan kısmına ise bilinçaltı demektedir. Bilinçaltında olan şeyler görünen kısım olarak kabul edilen zihne çıkarıldığı zaman doğal olarak bilinç gelişmiş olmaktadır. Bilinç nedir diyecek olursanız eğer zihnimizde farkında olduğumuz her şeye bilinç denilmektedir şeklinde bir tanımlama yapabiliriz. Bilinçaltı ise henüz farkına varamadığımız şeylerdir. Normal bilinç yani görünen kısım maksimum olarak 10 tane veriyi tutabilme kabiliyetine sahipken bilinçaltında 3 milyon civarında veri tutulabilmektedir. Bu da bilinçaltının bilinç üstüne oranla daha güçlü olduğunun büyük bir göstergesi olarak kabul edilebilir.

Bir kişinin birinci henüz anne karnındayken çalışmaya başlamaktadır. Anne karnından itibaren karşılaşılan her şey beyinde kaydedilmeye başlar. Doğum gerçekleştikten sonra insanlar çevresinde yer alan kişileri rol model olarak kabul ederek yaşanan şeylere karşı bu doğrultuda tepkiler verirler. İnsanların bilinçli olmadan çevresinde yer alan kişileri rol model olarak kabul etmesi bilinç değil kesinlikle bir gücüdür. Birçok kişi yaşanılan bu gerçeğe bilinçaltı da demektedir.

Uzmanlar insanlar üzerinde araştırma yaptıklarında bireyin 6 yaşına kadar tüm almış olduğu bilgileri doğru ya da yanlış olarak ayırt etmeden kaybettiğini tespit etmişlerdir. Bu durum da altı yaşına kadar bilincin ciddi anlamda gelişme gösterdiğini ve karakterin 6 yaşında kadar kaydedilenler sayesinde oluştuğunu gösteriyor. Daha sonraki dönemde birey 12 yaşına gelinceye kadar çevresinde meydana gelen olayları gözlemler ve 6 yaşına kadar kaydetmiş olduğu verileri bir süzgeçten geçirerek bir araya getirir. Yani bu dönemde bir mukayesenin olduğunu söylemek mümkündür. Bu durum çekirdek inançların doğrulanması olarak nitelendirilmektedir. 6 yaşına kadar öğrenmiş olduğu şeylerin doğru veya yanlış olup olmadıklarını bu dönemde idrak eder.

12 yaşından sonra birey bir olayla karşılaştığında 12 yaşına kadar bilinçaltında biriktirmiş olduğu şeyleri referans alarak hiç düşünmeden olaylara tepki verir. Yani kişi bu dönemde sahip olduğu bilgilerin doğru olup olmadığını hiç bir süzgeçten geçirmeden tepkiler vermeye devam etmektedir. Bu durum bilinçaltının insana hükmettiğini ve kararları etkileme konusunda gerçekten de etkili olduğunu gösteriyor. Doğru kararlar alabilen insanları inceleyecek olursanız birçoğunun bilinçaltının ciddi anlamda geliştiğini gözlemleyebilirsiniz. Bu yüzden uzmanlar normal bilinci geliştirmenin mümkün olmadığını ancak bilinçaltını geliştirmenin mümkün olduğunu belirtiyorlar. Hayatta doğru kararlar alabilmek için kesinlikle bilinçaltının güçlendirilmesi gerekmektedir.

bilinçaltı

Bilinçaltı insanın en yakın dostudur çünkü bizlere kararlar alma konusunda ciddi anlamda yardımcı olur. Bilinçaltının 6 yaşından sonra geliştirilmesi mümkün olmadığından dolayı 0-6 yaş aralığında yer alan bireylerin bilinçaltını geliştirmek için bu bireylere sürekli olarak doğru olan şeylerin öğretilmesi gerekmektedir. Bir kişi 0-6 yaş aralığında ne kadar fazla şey ile karşılaşacak olursa bilinçaltı o oranda gelişecektir. Bir evladınız varsa ve onu doğru bir şekilde yetiştirip ayakta dimdik durmasını istiyorsanız kesinlikle 6 yaşına kadar bilinçaltını geliştirmek için çaba sarf edin. Bu sayede kendisinin tüm yaşamı boyunca ayakta dik bir şekilde kalabilmesi için yardımcı olmuş olacaksınız.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here