Sabahattin Ali tarafından yazılan Kürk Mantolu Madonna romanı, okurların en çok ilgi gösterdiği eserlerdendir. Kitabı kaleme alan Sabahattin Ali, yıllar önce hayata gözlerini yummuş olsa da geride bıraktığı bu eser hala büyük ilgi görmeye devam ediyor.

Kürk Mantolu Madonna romanının özeti ele alınarak bu önemli eser hakkında sizlere ön bilgi vereceğiz. Okurlar çok sayıda eser arasından okumaya değer bir şeyler seçerken zorlandığı için sizlere bu romanın tahlilini yaparak roman hakkında ön bilgi almanızı sağlayacağız.

Sabahattin Ali Kürk Mantolu Madonna Romanının Konusu

Kürk Mantolu Madonna romanı, Rasim adlı karakterini bir iş yerinde işe başlamasıyla başlar. Romanın asıl konusu ise Rasim ile aynı odada çalışan Raif Efendi’nin Almanya’da yaşamış olduğu şeylerdir.

Raif Efendi, haftanın her günü siyah bir kaba sahip olan defteri okumaktadır. Rasim bu siyah kaplı defteri okumaya başlar ve romanın asıl konusu ortaya çıkar.

Romanın başkahramanlarından olan Raif Efendi, babasının baskıları üstüne Almanya’ya gitmiştir. Burada bir resim sergisini gezme imkanı bulur ve resim sergisinde yer alan bir kadın portesi onu derinlemesine bir şekilde etkiler. Bu kadın portesi Maria Puder’e aittir. Kürk Mantolu Madonna romanının konusu Raif Efendinin Maria Puder ile tanışmasını, birbirlerine doludizgin aşık olmasını konu almaktadır.

Kürk Mantolu Madonna Romanının Özeti

Romanın başkahramanlarından olan Rasim işsiz kalır. Geçim sıkıntısına düşen Rasim çok sayıda iş başvurusu yapar ancak olumlu bir sonuç alamaz. Durumu gören arkadaşı Hamdi Bey arkadaşı Rasim’in zor durumda olduğunu anlayınca Raif Efendiyle birlikte çalışacağı bir iş verir.

Kürk mantolu madonna roman özeti

Raif Efendi aşırı derecede sessiz bir kişiliğe sahiptir. Bu durum Rasim’in dikkatinden kaçmaz. Bunun üstüne Raif Efendi ile yakınlık kurmaya çalışır ancak bu yakınlığı bir türlü kuramaz. Rasim, Raif Efendi hakkında bilgi edinmek için iş yerinde yer alan diğer kişilere Raif Efendiyi sorar ancak net bilgilere bir türlü ulaşamaz. Raif Efendi gün içerisinde çekmecesinden siyah kaplı bir defter çıkarıp onu okumaktadır. Bunu sürekli tekrarlaması üstünde Rasim iyiden iyiye bu siyah kaplı defterde nelerin yazdığını merak etmeye başlar.

Bir süre sonra Raif Efendi hastalanır ve işe gelemeyecek hale gelir. İş yeri sahibi olan Hamdi Bey, işlerin aksamaması için Rasim aracılığıyla işleri Raif Efendinin evine göndermeye başlar. Rasim Raif Efendinin ev halkı tarafından ilgi görmediğini ve aşırı derecede hasta olduğunu anlar. Bir süre sonra Raif Efendi öleceğini anlar ve Rasim’e iş yerindeki eşyalarını getirmesini, o eşyalar arasında yer alan siyah kaplı defteri yakmasını ister. Rasim siyah defterin yakılmasını istemesinden dolayı bu defteri daha çok merak etmeye başlar. Bunun üstüne Raif Efendiden izin alır ve bu defteri yakmayıp sessiz bir otel odasında defteri okumaya başlar. Kürk Mantolu Madonna romanının asıl okuyucu içine çeken konusu da işte burada başlamaktadır.

Raif Efendi çocukluğunu Havran’da geçirmiştir. 1. Dünya savaşının yaşandığını, düşmanın yurdu işgal ettiği dönemlerdeyken eğitim yaşamına devam etmek için İstanbul’a gelir. Raif’in babası kendisinin Almanya’ya gidip sabun üretimi ile alakalı tüm bilgileri öğrenmesini istemesi üstüne Raif eğitim yaşamını yarıda bırakarak Almanya’nın yolunu tutar. Aslında kendisi içten içe küçüklüğünden beri Avrupa’ya gitme hayali kurmaktadır. Bu yüzden babasının teklifini direkt olarak kabul etmiştir.

Eşyalarını toplayıp Almanya’ya giden Raif, burada bir sabun fabrikasında işbaşı yapar. Sabun işiyle pek ilgilenmeyen Raif daha çok Almanya’yı gezmeye başlar.

Bir gün gazetede bir resim sergisi ilanını görür. Bunun üstüne ilgili resim sergisine gider. Bu sergide bir kadının resmedildiği güzel bir tablo görür ve bu tablo Raif Beyi aşırı derecede etkiler. Tablodan etkilenmesi çok derindir. Aslında kendisi tablodan değil de tabloda resmedilmiş olan kadından çok etkilenmiştir. Bunun üstüne Raif Bey her gün sürekli olarak resim sergisine gitmeye, sürekli olarak o tabloyu izlemeye başlar. Yine bir gün resim sergisinde tablonun önünde dururken bir kadın yanına gelir ve neden sürekli bu tabloya bakmaya geldiğini sorar. Raif kadının yüzüne bile bakmadan tabloda yer alan kadının annesine benzediğini, bu yüzden sürekli olarak tabloya bakmaya geldiğini söyler. Tabi ki bu söyledikleri kadını başından savmak adına uydurmuş olduğu bir yalandır.

Raif bir süre sonra arkadaşıyla gezdiği esnada sergideki kadını görür. Sonraki gün onu gördüğü yerde bekleyerek onu takip eder. Kadının Atlantik ismiyle bilinen bir gece kulübüne girdiğini görür. Bunun üstüne Raif Bey gece kulübüne girer ve bir masaya oturur. Kadın burada şarkı söylemektedir. Şarkısını tamamlayan kadın Raif Beyin masasına gelir ve adının Maria Puder olduğunu, resim sergisinde resmedilen tablodaki kadının kendi portresi olduğunu söyler.

Yaşanan bu tanışma olayından sonra Raif Bey ve Maria Puder sıkı arkadaş olur. Maria Puder arkadaşlıklarının ilk günlerinde Raif Beyi kendisine aşık olmaması konusunda uyarmıştır. Tabi ki her şey için çok geçtir çünkü Raif Bey, Maria Puder’e doludizgin bir şekilde aşık olmuştur. Bir süre sonra Maria Puder de Raif Beye olan aşkını itiraf eder.

Raif Bey ve Maria Puder arasındaki aşk doludizgin devam ederken Türkiye’den bir telgraf gelir. Bu telgrafta Raif Beyin babasının vefat haberi yer almaktadır ve işlerin aksamaması için şirketin başına geçmesinin gerekli olduğu yazmaktadır. Yaşanan bu olay sonrasında Raif Bey Havran’a döner ve işleri düzeltmek adına işlerin başlına geçer. Aklında işler düzeldiği zaman Maria Puder’i yanına aldırmak vardır. Sürekli olarak mektuplaşırlar ancak bir süre Sonra Maria’dan gelen mektuplar son bulur. Raif Bey terk edildiğini düşünmeye başlar ve içine kapanarak hayatına geri dönmek zorunda kalır.

Kürk mantolu madonno raif bey

Aradan uzun yıllar geçer ve Raif Bey bir gün Maria Puder’in kuzeniyle karşılaşır. Maria Puder’in kuzeni kısa zaman önce Maria Puder’in öldüğünü, yanındaki kızın Maria Puder’in kızı olduğunu söyler. Raif Bey aslında bu kızın kendi kızı olduğunu anlar ancak ses çıkarmaz. Kızı ve Maria Puder’in kuzeni trene binerek oradan uzaklaşır. Raif Bey de kızının trenle gidişine sesini çıkarmadan tanıklık eder.

Kitap okumanın faydaları hafife alınmayacak kadar fazladır. İnsan her döneminde (çocukluk ve erişkinlik) kitap okumalıdır. Sizler de benim gibi okumaya gönül vermiş bir kişiyseniz pal sokağı çocukları kitabı hakkında verdiğimiz bilgilere de göz atın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here