Skolastik düşünce
Kilise baskısıyla oluşan skolastik düşünce

Skolastik düşünce, bilim insanı olan Aristo’nun kıyaslama mantığıyla Katolik kilisensin baskıcı tutumunun birleşiminden ortaya çıkan düşünce akımıdır.

Skolastik düşüncede doğa olaylarının tamamı İncil’le açıklanabilir. Bu açıklamaları yapabilmek için ekstra kaynağa ihtiyaç yoktur düşüncesi hakimdir.

Tüm bu özelliklerinden dolayı skolastik düşünce; bilimsel ve sanatsal alanda ilerlemeyi engellemiştir. Ayrıca kültür ve fikir hayatına ciddi anlamda egemen olduğu söylenebilir.

Skolastik Düşünce Nedir?

Skolastik düşünce; Ortaçağ dünyasında tek doğru bilginin İncil’de yer aldığını savunan düşünce akımıdır. Skolastik düşünce akımının benimsenmesindeki en büyük neden kiliselerin baskıcı tutumudur. Skolastik düşünce nedeniyle özgür düşünce ortamı büyük ölçüde kısıtlanmıştır.

Skolastik düşüncenin ortaya çıkmasındaki en büyük neden kilisedeki din adamlarının kendi çıkarlarını düşünmesidir. Bu baskıcı düşünce akımı etkisiyle din adamlarının cennetten toprak sattığı, birçok insanı engizisyon mahkemelerinde yargıladığı bilinmektedir.

Kilisenin baskıcı tutumu insanların yeni buluşlar ve icatlar yapmasını engellemiştir. Hatta bu düşünce akımı dünyanın tepsi gibi düz olduğunu savunmuştur. Düşüncelerin aksi iddia edildiği zaman insanlar yargılanarak idam edilmiştir. Bu etkisinden dolayı skolastik düşüncenin düşünmeyi esir eden bir düşünce akımı olduğu söylenebilir.

Skolastik Düşünce Özellikleri Nelerdir?

Maddeler halinde skolastik düşüncenin özellikleri:

  • İnsan ve toplum yaşamına kilise tarafından ortaya atılan hurafelerin hakim olması
  • Dini bilgilerin sorgulanmasının yasak olması
  • Dogmatik düşüncelerin savunulması
  • Deney ve gözlemlerin yasak olması
  • Buluş ve icat yapmanın yasak olması
  • Katolik kilisesine koşulsuz şartsız bağlı olunması skolastik düşünce özellikleri arasında yer alır.

Skolastik Düşünce Ne Zaman Sona Erdi?

Skolastik düşüncenin donu İtalyan Hümanistler sayesinde olmuştur. Hümanistler gelişmenin önündeki en büyük engelin skolastik düşünce olduğunu anlayınca bu düşünce akımını yok etmek için mücadele etmiştir.

Skolastik düşüncenin bu denli kabul görmesindeki en büyük neden okuryazarlık oranının az olmasıdır. İnsanlar İncil’de yazılanları okuyamadığı için din adamlarının sözlerine itibar etmiştir. Bu yüzden skolastik düşünceyi yok etmenin en etkili yolu okuryazarlık oranını arttırmak olmuştur. Özellikle matbaanın tüm dünya ülkelerine yayılması okuryazar sayısının artmasını sağladı.

Fransa filizlenen rönesans ve reform hareketleri de skolastik düşüncenin sona ermesinde büyük etkiye sahiptir.

Matbaanın gelişmesi sayesinde hümanistlerin düşüncelerini yayması kolaylaştı. Din adamlarının aslında İncil’de olmayan yanlış bilgileri verdiği tüm Avrupa’ya hümanistler aracılığıyla yayıldı. İnsanların bilinçlenmesi sayesinde de skolastik düşünce tamamen ortadan kalkıp özgür düşünce kabul edildi.

Bu durum karanlıkta kalan insanların aydınlığa çıkmasını sağladı. Kısacası insanlar yeni çap ile tanışmış oldu.

Skolastik Düşünce İle Pozitif Düşünce Arasındaki Farklar

  • Skolastik düşünce bilime karşıdır. Pozitif düşünce bunun tam tersi olarak bilimi destekler.
  • Skolastik düşüncede kilisenin çıkarı önemlidir. Kurallarda bilimsellik aranmaz. Pozitif düşünce deney ve gözleme dayalıdır.
  • Skolastik düşünce kanıtlanamaz. Pozitif düşünce bilimsel olarak kanıtlanabilir.
  • Pozitif düşünce tüm insanlığa hizmet eder. Skolastik düşüncede sadece kilisenin çıkarları önemlidir.
  • Skolastik düşüncede düşünce özgürlüğü yoktur. Pozitif düşünce akımında düşünce özgürlüğü hakimdir.
  • Skolastik düşüncede bilim insanları desteklenmez. Pozitif düşüncede her daim bilim insanları desteklenir.
  • Skolastik düşünce sona eren bir düşünce akımıdır. Pozitif düşünce akımı günümüzde de varlığını devam ettirmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here