Su kristalleri üzerinde yapılan bilimsel incelemeler sonucunda su kristallerinin sırlarla dolu olduğu keşfedildi. Su kristallerinin sırrı üzerine yürütülen çalışmalar sonucunda su kristallerinin duygu durumundan aşırı derecede etkilendikleri tespit edildi. Japon bilim adamı Prof. Dr. Masaru Emoto bu sırların ortaya çıkmasını sağlayan bilim insanıdır. Kendisi suyun canlı bir varlık olduğuna inanmaktadır. Bu yüzden suyun hislere sahip olduğunu, söylenen sözlerden ve şarkılardan etkilediğini belirtmektedir. Kendisi yaptığı çalışmalarla da suyun çevrede yer alan eylemlerden etkilendiğini büyük ölçüde kanıtlamıştır. Bilim insanları kesinlikle suyun canlı bir varlık olmadığını düşünse de Japon bilim adamı Prof.Dr. Masaru Emoto tarafından yapılan çalışmalar akıllara ister istemez gerçekte böyle bir şey var mı sorusunu getiriyor.

Emoto çalışmaların yaparken farklı su kaynaklarını kullanmayı tercih etti. Almış olduğu suları 5’er damlalar şeklinde hazırladığı kapların içerisine koydu. Daha sonra tüm kapları -25 santigrat derecelik ortamda kameralar ile çekim yaparak dondurdu. Dondurma işlemi sonucunda kaplarda yer alan kristallerin görüntüsel olarak birbirinden farklı olduğunu gördü. Bu duruma sıcaklığın etkisinin olabileceğini akla getirdikten sonra bu suları -5 santigrat derecede dondurdu ancak almış olduğu sonuçlar değişmeyince kristal şekillerine sıcaklığın etkisinin olmadığını gözlemlendi.

Yapmış olduğu bu deneyi bir üst noktaya taşıyan Emoto dondurma işlemi sırasında sularla konuşmaya başladı. Sulara aşk, sevgi, nefret gibi kelimeleri söyleyip suları dondurduktan sonra kristal şekillerinde ciddi derecede farklılıkların olduğunu gördü. Aşk ve sevgi kelimelerini söylediği sudaki kristaller aşırı derecede düzgün yapıda meydana gelirken nefret gibi kelimeleri söylemiş olduğu su kristallerinin ise aşırı derecede dağınık bir şekilde olduğunu gördü. Yapmış olduğu bu deneyden yola çıkarak suyun canlı olduğuna ve çevrede olup bitenlerden etkilendiğine karar verdi.

Canlı bedeni ele alındığında vücudumuzun büyük bölümünün sudan meydana geldiğini görüyoruz. Bir durum karşısında hislerimizin bedenimizi derinlemesine bir şekilde etkilemesi belki de suyun duygu durumundan etkileniyor olmasıdır. Hatta durumun tam olarak aynen bu şekilde gerçekleştiğini de söyleyebiliriz. Örneğin psikolojisi aşırı derecede bozuk olan kişilerde hücreler derin bir baskıya maruz kaldığından dolayı kanser hastalığı ortaya çıkmaktadır. Kanser hastaları üzerinde yapılan sosyal araştırmalar sonucunda büyük bölümünün derin psikolojik sorunlara sahip olduğu ve bu psikolojik sorunların ortaya çıktığı evrede kanser hastalığının da ortaya çıktığı görülmüştür.

su kristalleri

Su kristallerinin sırrı nedir diyecek olursanız tam olarak anlattıklarımızın büyük bir sır olduğunu söyleyebiliriz. Eğer bir gün suyun gerçekten de yaşayan bir varlık olduğu kanıtlanacak olursa bu durum sır olmaktan çıkıp bariz bir gerçek halini alacaktır. Yapılan deneyler çok defasında tekrarlandı ve bir öncekine göre paralel doğrultuda sonuçlar alındı. Bana göre ilgili durum insan aurası nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Aura etkileri bağlantısı üzerinden bu konu hakkında da bilgi almanız mümkün. Auranın olan etkilerini öğrendiğiniz zaman durumun gerçekten de bundan kaynaklanabileceğini düşüneceğinize inanmaktayız.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here