yazının icadı

Yazının icadı, yapılan icatlar arasında insanlık tarihinin değişmesini sağlayan en önemli gelişmedir. “Söz uçar yazı kalır” bilinciyle yetişmiş bir toplum olsak da yazı insanlığın ilk evrelerinde yoktu. Yani yazı çok daha sonra icat edildi. Bu durum akıllara yazının icadı ne zaman gibi soruları getirmektedir.

Yazının icadı sonrasında insan yaşamında köklü değişiklikler oldu. Zaman içerisinde yazının gelişimi sayesinde yazı birçok alanda kullanılmaya başlandı. Yazının insanlık açısından önemi denildiğinde çok şey söylemek mümkündür. Çünkü yazı çok sayıda alanda kullanılıp önemli hale gelmiştir.

Yazının İcadı Ne Zaman? Yazıyı İlk Kim Buldu?

Yazının icadı ne zaman

Yazının icadını araştırdığımızda yazının milattan önce 3200 yılında Sümerler tarafından bulunup kullanıldığını görüyoruz. Tabi ki ilgili dönemde kullanılan yazı günümüzde kullandığımız yazıdan farklıydı. Daha çok çeşitli sembollerden meydana geliyordu.

Her ne kadar günümüzde Sümerliler tarafından icat edilen yazı çağ dışı olarak görülse de yazı teknolojinin temellerini attıklarını söylememiz mümkündür.

Yazı özellikle insanların duygu ve düşüncelerini aktarmasında kullanılan etkin bir araçtır. İnsanlar anlık olarak etili cümleler kuramazlar. Bu yüzden konuşma dili aşırı derecede sadedir. Ancak yazı yazarken kişiye düşünme süresi tanındığından dolayı duygu yoğunluğu daha fazla cümleler kurulabilir.

İnsanları diğer canlılardan ayıran en önemli özellik yoğun duygulara sahip olmasıdır. Yazılan bir aşk mektubuna göz atacak olursanız duygularımızın ne kadar yoğun olduğunu açık bir şekilde görebilirsiniz.

Çok eski zamanlarda yazı olmadığından dolayı insanlar duygularını sadece günlük konuşmalarda kullanılan cümleler ile aktarabiliyordu. Özellikle farklı dilleri konuşan insanlar ile anlaşmak aşırı derecede zordu. Bu yüzden anlaşmak için genellikle toprak üzerine şekiller çizilmekteydi.

Aslında beklide yabancılarla anlaşmak için toprak üzerine şekiller çizilmesi yazının doğuşu olarak görülebilir. Bu anlatılanlardan yola çıkacak olursak yazının etkin bir iletişim aracı olduğunu söyleyebiliriz.

Yazının icadı hakkındaki bilgiler yapılan arkeolojik kazılar sonucunda elde edilmiş olan tarihi eserlerden elde edilmektedir. Hayvan derilerinin üzerine, papirüslere, kayalara hatta tabletlere yazılmış olan yazılar bizlere yazının doğuşu hakkında bilgi vermektedir. Elbette arkeolojik kazılarda elde edilen yazılar kimse tarafından bilinmemektedir. Bu yüzden tarihçiler zaman içerisinde bu yazıları yorumlayarak şifreleri kırmışlardır.

Yorumlama işlemleri uzun yıllar sürmüştür. Zaman içerisinde ilgili yazı stilleri kullanılarak yazılmış olan yeni eserler bulununca yazıların yorumlanması daha kolay hale gelmiştir. Özellikle ilgili eseri anlatan daha farklı diller ve yazı karakterleri ile yazılmış yazılar bulununca eski dönemlere ait olan bu yazılar daha kolay yorumlanabilir duruma geldi.

Yazının icadından önceki dönem ile ilgili bu günlere ulaşmış bilgi bulunmadığından dolayı yazının icadından önceki döneme tarih öncesi dönem, yazının icadından sonraki döneme ise tarih sonrası dönem denilmektedir. Günümüzdeki yazı ile eski dönemlerdeki yazının farklı olması yazının gelişimi hakkında bizlere net bilgiler sunuyor.

Yazının Gelişimi İnsanlık Açısından Önemi

Yazının gelişimi

Yazının icadı elbette insanlık açısından aşırı derecede önemlidir. Ancak yazının gelişimi aslında kağıdın gelişimi ile başlamıştır. Çok eski zamanlarda hayvan derilerinin, papirüslerin ve kayaların üzerine yazı yazmak aşırı derecede zordu ancak kağıt icat edilince yazı yazmak daha kolay hale geldi.

Kağıt icat edildikten sonra okur yazar sayısında da ciddi artışlar oldu. Bu sayede yazının gelişimi daha kolay hale geldi çünkü insanların yazının pratik hale gelmesi adına sunmuş oldukları öneriler kabul gördü ve yazıda çeşitli değişiklikler yapıldı.

Bunu daha iyi anlamak için çok eski dönemlerde Arap alfabesini kullanan neslimizi inceleyebilirsiniz. Mustafa Kemal Atatürk Arap alfabesinin kullanımının zor olduğunu görünce Latin alfabesini getirdi. Bu durum da yazının gelişmesinde etkin rol oynadı.

Tabi temin de belirttiğimiz gibi yazı özellikle kağıt icat edildikten sonra ciddi bir gelişme gösterdi. Kağıt bizler için halen önemli olduğundan dolayı kağıt üretimi nasıl yapılır makalesini de incelemenizi istiyoruz.

Yazının icadı ve gelişimi tabi ki bunlarla sınırlı tutulamaz. Günümüz teknolojisini de yabana atmamak lazım. Günümüzde yazı özellikle sanal ortamda sıklıkla kullanılır. Bilgisayarlar icat edilip yaygınlaştıktan sonra yazı yazmak ve yazılanları okumak daha kolay hale geldi.

Uzmanlar tekrar edilmeyen bilgilerin unutulmaya mahkum olduğunu ifade etmektedir. Yazı olan bitenleri kayıt altına almayı sağladığından dolayı bazı bilgileri unutmamak için yazılanlar okunabilir. Ayrıca yazı bir delil kaynağıdır. İnsanlar aralarında sözleşme yapıp altına imza atarak haklarını kanıtlayabilirler. Bu durum da göz önüne alındığından yazının sadece duygu ve düşünceleri aktarmada kullanılan bir iletişim aracı olmadığı, ticaret alanında hakları savunmak ve unutulanları hatırlamak adına yararlanılan bir araç olduğu söylenebilir.

Unutmayın ki her zaman söz uçar yazı kalır. Bu yüzden sizler için önemli olan şeyleri kaleme almaya özen gösterin. Türklerin kullandığı alfabeler makalesine bakarak yazının gelişimi hakkında daha detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here