Hücre tiplerine göre ekaryotik ve prokaryotik sınıflandırması yapılan algler ekosistem içerisindeki dengenin sağlanmasında önemli görevlerinin olduğu bilinen canlılardır. Birçoğunuzun su yosunu olarak bildiği algler özellikleri büyük oranda tespit edilmiş olan canlılardır. Bu yüzden alglerin görenleri nelerdir denildiğince bilim insanları tarafından verilmiş olan çok sayıda bilgiye ulaşmak mümkündür. Algler olarak isimlendirilen bu canlıların özellikleri hakkında bilgi edinebilmek için öncelikle ekaryotik ve prokaryotik hücre kavramlarının ne olduğunun iyi bilinmesi gerekmektedir. Bu iki kavram iyi bir şekilde anlaşılırsa alglerin görevleri hakkında bilgiler akıllarda daha açık bir şekilde netleşecektir.

Ekaryot ve prokaryot hücreler basit ve gelişmiş kavramları ile ifade edilir. Sınıflandırmada yer alan ekaryot hücreler gelişmiş hücreleri, prokaryot hücreler ise basit hücreleri temsil eder. Algler ekosistem içerisinde çok sayıda yaşam alanında bulunurlar. Bazı algler sulu ortamlarda yaşarken bazı alglerin karlı ve buzlu ortamlarda yaşam sürdükleri görülmektedir. Algler üzerinde incelemeler yapan uzmanlar alglerin çok sayıda türünün olduğunu belirtmiştir. Tür kavramının oluşmasındaki nedenler sorulduğunda ise farklılığın pigment dağılımından, hücre çekirdek yapısından, kamçıdan ve ekaryot prokaryot hücre özelliklerinden dolayı ortaya çıktığı ifade edilmektedir.

Algler çeşitli yaşam alanlarında yer alıyor olsa da bu canlı türlerinin büyük bölümü sulu ortamlarda yaşam sürmektedir. Sulu ortam içerisinde yaşayan alglerin görevleri arasında yaşam alanında yer alan organik karbon bileşiklerinin majör primer olarak üretilmesi bulunuyor. Bu durum da ekosistem işleyişi adına aşırı derecede önemlidir diyebiliriz. Algler kendi arasında çeşitli türlere ayrıldığından dolayı sulak alanlarda meydana gelen farklılıklarda bile alglere rastlamak mümkündür çünkü bazı algler tatlı bazı algler ise tuzlu sularda yaşamaktadır. Ayrıca su yüzeyinde ve suyun aşırı derecede derinliklerinde de yaşam süren alglerin olduğu bilimsel bir sınıflandırma sonucunda tespit edilmiştir.

Bu kadar küçük canlıların ekosisteme ne gibi faydasının olduğu akıllara gelen ilk sorudur çünkü insanlar böylesine sıradan olarak görülen canlıların bir faydasının olmadığını düşünüyor. Aslında durum gerçekte böyle değildir çünkü algler su içerisinde yer alan karbondioksiti karbonhidratlara dönüştürmektedir. Bu sayede sudaki kirlilik oranının ciddi anlamda düştüğü söylenebilir. Dünya genelinde karbondioksit nedeniyle aşırı derecede kirli olan sulara algler eklenerek sulardaki kirlilik oranı büyük ölçüde düşürülmüştür. Yapılan bu uygulama da algler ne kadar da önemli canlılar olduğunu gösteriyor.

Algler tarafından gerçekleştirilen bu kimyasal dönüşüm işlemi incelendiğinde ilgili dönüşümün alglerde yer alan pigmentler sayesinde olduğu görülüyor. Karbondioksit dönüşümü olduğunda su içerisindeki oksijen oranı ve besin değeri artar. Bu da ilgili sulu ortamın birçok canlı için daha yaşanır hale gelmesi demektir. Algler her ne kadar faydalı bir döngüde yer alıyor olsa da sistemde farklı canlılar yer almayacak olursa bu durum alglerin fazla üretim yapmasına ve doğal olarak dengenin tekrardan bozulmasına neden olacaktır. Bu yüzden iyi gibi addedilen bu özellik gerekli ortam koşulları sağlanmayacak olursa kötü bir hal alabilir.

algler

Algler aşırı derecede fazla besin ürerimi yapacak olursa bu durum su içerisindeki bulanıklığın artmasına ve doğal olarak güneş ışıklarının suyun derinliklerine kadar ulaşamamasına neden olacaktır. Bu da suyun derinliklerinde yer alan yaşamın sonlanmasına neden olacaktır. Ayrıca algler su içerisinde aşırı derecede artacak olursa ilgili durum alglerden birçok canlının etkilenmesine neden olacaktır. Alglerin sayısındaki artış nedeniyle zehirlenip ölen canlıların olduğu bilinmektedir. Tüm bu tanımlamalardan yola çıkacak olursa ekosistemin dengede kalması için tüm canlı sayısının eşit bir şekilde dağılması gerektiğini söyleyebiliriz. Bir canlı türündeki nüfussal yapıda sorun meydana gelecek olursa bu durumdan tüm sistemde yer alan canlılar olumsuz bir şekilde etkilenecektir.

1 Yorum

  1. ALGLER KARADENİZ’DE DE BULUNUR MU? YURT DIŞINDA ALGLERİN KULLANIM ALANLARI İÇİNDE GELECEK BESİNİNİN ÜRETİMİNE KADAR GENİŞLEMİŞ. TÜRKİYE DE, BİTKİ ÖRTÜSÜNÜN YOĞUNLUĞU AÇISINDAN KARADENİZ DE, BU MÜMKÜN OLABİLİR Mİ? BU KONUDA BİLGİ VEREBİLİR MİSİNİZ?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here