biyolojik çeşitlilik

Dünyada yer alan coğrafi alanlar referans alınarak bir biyolojik çeşitlilik sıralaması yapılacak olursa Türkiye’deki biyolojik çeşitlilik çok fazla olduğundan dolayı ülkemiz şüphesiz ilk sıralarda yer alacaktır. Biyolojik çeşitlilik denildiği zamana kılarak yaşam süren tüm canlılar ve bu canlıların yaşayış biçimleri akla gelmelidir. Aynı türden olan canlılar biyolojik çeşitlilik oluşturmaz. Bu yüzden biyolojik çeşitlilikten bahsedilebilmesi için farklı türdeki canlıların ilgili coğrafi alanda yaşıyor olması gerekiyor. Türkiye’de farklı türden çok sayıda canlı bulunduğundan dolayı Türkiye’deki biyolojik çeşitlilik fazladır diyebiliriz.

Biyolojik zenginliğin artmasında coğrafi alanda yer alan coğrafi faktörler önemlidir. Örneğin yükselti, denizler, dereler, ovalar ve göller sayıca bir bölgede fazla olduğu zaman bu bölgedeki biyolojik çeşitlilik de aynı oranda zenginleşecektir. Bu durumun böyle olmasındaki temel neden birçok canlının kendisine has yaşam alanına gereksinim duyuyor olmasıdır. Ülkemiz dağ, tepe, plato, ova, akarsu, deniz ve göl bakımından zengin olduğu için çok sayıda yaşam alanı bulunmakta ve bu da biyolojik çeşitlilik kavramının zengin hale gelmesini sağlamaktadır.

Türkiye biyolojik çeşitlilik açısından ele alınacak olursa ülkemiz kıta özelliği gösterdiğinden dolayı çok sayıda canlı türü ülkemiz sınırları içerisinde yaşam sürüyor. Hayvanlar, bitkiler ve mikroorganizmalar biyolojik çeşitlilik içerisinde ele alınan canlı türleridir. Ekosistemin korunması için tüm bu canlı türlerinin korunması yani biyolojik çeşitliliğin devamının sağlanması önemlidir. İnsan eliyle her geçen gün doğaya olan müdahale şiddeti arttığından dolayı birçok canlı türü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Nesli tükenmekte olan hayvanlar makalesinde sizlere bu konu hakkında detaylı bilgi veriştik. Geçmişte nüfussal bakımdan zengin olan birçok canlı türü yaşam alanlarının tahrip edilmesi nedeniyle yok olma gerçeğiyle yüzleşmiş ve yüzleşmeye devam ediyor. Bu duruma dur denilmeyecek olursa dünya genelindeki biyolojik çeşitliliğin her gün fakirleşmeye devam edeceği söylenebilir.

Birçok toplumsal kuruluş bu yok oluşa dur diyebilmek adına hem bireysel hem de kitliler halinde çalışmalar yapıyor. Bitki toplulukları ve hayvan toplulukları için yapılan koruma çalışmaları yetersiz olarak görülebilir ancak yapılan bu çalışmalar sayesinde bazı bitki ve hayvan türlerinin yok olmaktan kurtarıldığı gerçeği karşımızdadır. Her insan bu konu hakkında duyarlı hale gelecek olursa canlılardaki bu yok oluş son bulacak ve biyolojik çeşitlilik zengin kalmaya devam edecek. Türkiye’deki biyolojik çeşitlilik ele alındığında yaklaşık olarak 820 hayvan türünün ve 9320 bitki türünün ülke sınırları içerisinde yer aldığı görülüyor. Canlıların yaşam alanlarını daraltmadığımız ya da yok etmediğimiz müddetçe bu canlı türleri ülkemizde görülmeye devam edecektir.

biyolojik çeşitlilik

Koruma altına alma çalışmaları çok geç başlatıldığından dolayı maalesef bazı hayvan ve bitki türleri tamamen yok olmuştur. Örneğin bir zamanlar masallara konu olan Anadolu Parsı artık ülkemizde görülmüyor. Hazar kaplanı, Asya fili ve Asya kaplanı diğer nesli tükenmiş olan canlılara örnek olarak gösterilebilir. Doğanın yok olmasından yakınan biz insanlar aslında dünyanın yok olmasında etkisi olan en önemli canlılarız. Bu yüzden bu kötü gidişe sadece bizler dur diyebiliriz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here