Vücuttaki Organların Yerleri ve Görevleri

517

Vücuttaki organlar, herkes tarafından bilinir ancak vücuttaki organların yerleri sorulduğu zaman çoğu organların yerlerini doğru bir şekilde gösteremez. Özellikle vücudumuzda herhangi bir yerimiz ağrıdığı zaman organların yerini kesin olarak bilmediğimizden dolayı ağrının hangi organdan kaynaklandığını söyleyemeyiz. Bu durumun insanlar arasında sıklıkla yaşandığından dolayı sizlere vücuttaki organların yerleri ve bu organların görevleri hakkında bilgi vereceğiz.

Yüce Allah biz insanları muhteşem bir düzen içerisinde yaratmıştır. Bu düzene şüphesiz vücudumuzda yer alan organlar da dahildir. İnsanların ve hayvanların organlarını ele aldığınız zaman gerçekten organların muhteşem bir düzene göre konumlandırıldığını görebilirsiniz. Bu da insanların Allah’ın en büyük eserlerinden birisi olduğunu göstermektedir. Vücudumuzu iyi bir şekilde tanıyabilmek adına sizlere bu makalemizde vücuttaki organların yerleri ve organların görevleri hakkında bilgi vereceğiz.

Akciğerler: Bu organ, vücut için gerekli olan oksijeni almayı sağlamaktadır. Oksijen akciğerler tarafından gerçekleştirilen solunum ile alınmaktadır. Akciğerler göğüs boşluğunda yer almakla birlikte iki bölümden oluşmaktadır. Vücut boşluğunun sağ ve sol yanlarında yer alan akciğerlerin üzerine plevra adı verilen bir zar ile tamamen kaplı haldedir.

Akciğerler ele alındığında akciğerlerin iç kısmının hava ile dolmasını sağlayacak boşluklardan meydana geldiği görülmektedir. Sağ akciğer toplamda üç loba, sol akciğer ise iki loba ayrılmaktadır. İç yan yüzlerde bronşlar, atardamarlar, toplardamarlar lenfalar ve sinirler yer almaktadır.

Akciğerler hayati önem arz eden organlar arasında yer almaktadır. Akciğerlerin fonksiyonlarını yerine getirememesi durumunda vücut oksijensiz kalır ve hücrelerin yaşamsal faaliyetlerini yerine getirmesi için gerekli olan oksijen alınamadığından dolayı solunumun devam etmemesi durumunda ölüm gerçekleşir. Akciğerler faal oldukları zaman hava içerisinde yer alan serbest oksijeni alarak bu oksijenin kana karışmasını sağlar. Aynı zamanda vücut içerisinde biriken karbondioksitin vücuttan uzaklaştırılmasını da sağlamaktadır.

Kalp: Göğüs boşluğu içerisinde yer alan ciğerlerin arasında yer alan kalp, tüm vücuda kanın pompalanması ile görevlidir. Tamamen kas yapısında olan kalbin içi boş olup etrafı perikard ismiyle bilinen bir zar ile kaplıdır. Şekilsel olarak bir koniyi andıran kalp, iman tahtası olarak adlandırılan kısım hemen arkasında eğik bir şekilde yer almaktadır. Kanı pompalamak ile görevli olan kalp, canlılık başladığı andan itibaren atmaya başlar ve ta ki ölüm olayı gerçekleşene kadar atmaya devam eder. Sağlıklı bir birey ele alındığında kalbin gün içersinde ortalama olarak 100 bin defa atım yaptığı bilimsel olarak tespit edilmiştir.

Kalbin büyüklüğü yetişkin bir kişinin yumruk büyüklüğü kadardır. Kalbin bölümleri arasında Sağ kulakçık, Sol kulakçık, Sağ karıncık ve Sol karıncık yer almaktadır. Sağlıklı bir kişinin kalbi bir dakika içerisinde ortalama olarak 60 ila 80 atım yapmaktadır. Dolaşım sisteminin motoru olarak görülen kalp yaşamsal faaliyetler için gerekli olan vitaminlerin, mineralleri ve enzimlerin hücrelere ulaştırılmasını da sağlamaktadır.

Karaciğer: Diyafram olarak adlandırılan kısmından alt bölgesinde yer alan, koyu kırmızı renge sahip bir organdır. Aşırı derecede yumuşak bir yapıda olan karaciğer, özellikle protein ile alakalı yaşamsal her şeyin gerçekleştirilmesinden sorumludur. Proteinin depolanmasında da görevli olan karaciğer ayrıca şeker depolamasından da sorumludur.

Vücutta biriken toksinler vücut içerisinde yer alan organların ciddi oranda zarar görmesine neden olmaktadır. Karaciğer vücut içerisinde biriken toksinlerin etkisini kırarak toksin kaynaklı problemlerin ortadan kalmasını sağlamaktadır. Herhangi bir yaralanma meydana geldiği zaman eğer kanda donma meydana gelmezse yaralanan kişinin yarası küçük olmasına rağmen ciddi kan kaybından dolayı hasta hayatını kaybeder. Karaciğer kanın pıhtılaşmasını sağlayan maddeleri üreterek özellikle meydana gelen kanamalarda kanamanın kısa süre içerisinde durmasını sağlamaktadır.

Dalak: Kırmızı kan hücrelerinin yok edilmesi be yeni kırmızı kan hücrelerinin üretilmesi dalağın görevidir. Dalak karın boşluğu içerisinde sol kısmında ve midenin arka kısmında yer alan bir organdır. Dalak fonksiyonlarını yerine getiremeyecek olursa ciddi kan hastalıkları ortaya çıkabilir ayrıca sıtma ve tifo gibi hastalıklara karşı vücudu dirençli hale getirdiğinden dolayı dalakta meydana gelecek en ufacık bir sorun basit hastalıklar sınıfında yer alan bu hastalıkların ölümcül birer hastalık haline gelmesine neden olabilir.

Böbrekler: Şekil olarak fasulyeye benzeyen bu organlar 2 tanedir. Üre tarzındaki zararlı maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasından sorumlu olan bu organ, vücut boşluğunun arka kısmında bele yakın bölgede yer almaktadır. Kan içerisinde yer alan zararlı maddeleri süzerek kanı temizlediğinden dolayı filtre görevi gören bu organda bir aksaklık meydana gelmesi halinde ciddi kan problemleri meydana gelebilir. Tıp dünyasında bu duruma böbrek yetmezliği denilmektedir.

Mide: Sindirim sisteminin temel organlarından birisi olan mide, karın boşluğunun sol kısmında ve kaburga kemiklerinin arka kısmında yer almaktadır. Yaklaşık olarak 15 santimetre uzunluğunda olan midenin boyut2u obezite ile mücadele eden kişilerde daha büyük boyutlara da ulaşabilmektedir. Mide yediğimiz yiyeceklerin hem kimyasal hem de fiziksel olarak parçalandığı organdır.

Pankreas: Kan şekerini düzenlemek ile görevleri bulunan pankreas, karın boşluğunun üst kısmında omurların hemen önünde yer almaktadır. Yaklaşık olarak 20 santimetre boyunda olan pankreas, tam bir şekli olmayan organlardan birisidir. İç ve dış salgı görevleri olan pankreas, yapısal olarak bozulacak olursa özellikle enzimler ile alakalı ciddi problemler ortaya çıkar.

Safra kesesi: Karaciğer ile ortaklaşa bir şekilde çalışan safra kesesi, karaciğerin alt kısmında yer alan bir organdır. Torbayı andıran bir şekli olan safra kesesi, safra adı verilen salgıyı salgılamak ile görevlidir. Sindirime yardımcı olan safta suyu, yemek yeme eylemi başladığı andan itibaren salgılanmaya başlanır ve safra kesesi aracılığı ile salgılanan bu sıvı ince bağırsaklara geçerek yiyeceklerin daha kolay bir şekilde sindirilmesine yardımcı olur.

Apandisit: Patlaması aşırı derecede ağrı yaptığından ve hayati önem taşıdığından dolayı insanların yerini en çok merak ettikleri organdır. Kalın bağırsak çıkıntısı olarak karşımıza çıkan apandisit, vücudumuzun sol kısmında kasıklara yakın bir yerde yer almaktadır. Ortalama olarak 10 santimetre uzunluğunda olan apandisit, kalınbağırsakların içerisinde yer alan mikropları öldürmekle görevlidir.

Soluk Borusu: Solunum faaliyetinin meydana gelmesi adına gerekli olan havanın akciğerlere ulaştırılmasıyla görevlidir. Gırtlak ile ciğerler arasında yer ala soluk borusu, hayati önem taşımaktadır. Örneğin soluk borusuna bir şey kaçacak olursa solunum eylemi duracağından dolayı soluk borusuna kaçan şeyler vakit kaybetmeden çıkarılmalıdır. Aksi takdirde solunum durduğundan dolayı ölümcül durumlar ortaya çıkabilir.

Yemek Borusu: Tüketilen yemeklerin ağızda parçalandıktan sonra mideye ulaşmasını sağlayan kısma yemek borusu denilmektedir. Birçok kişi yemek borusunda sindirim faaliyetlerinin devam ettiğini düşünse de yemek borusunda hiçbir sindirim olayının meydana gelmediğini belirtmek isteriz. Ağız ile mide arasında yer alan yemek borusu, ağır ve mideyi bir bütün haline getirmesi ile tanınmaktadır.

İnce Bağırsaklar: Besinlerde yer alan yararlı maddelerin emildiği kısımdır. Yaklaşık olarak 6 metre uzunluğunda olan ince bağırsaklar, beden boşluğunun ön alt kısmında yer alan ince bağırsaklar vücudun en uzun organı olarak kabul edilirler.

Kalın Bağırsak: Yaklaşık olarak 2 metre boyunda olan kalınbağırsak, ince bağırsaklar ile anüs arasında yer almaktadır. Besinler içerisinde yer alan yararlı maddelerin emilimini sağladığı gibi dışkının vücuttan atılmasına da yardımcı olmaktadır. Yedeğinin olmamasından dolayı kalın bağırsakta meydana gelen sorunlar en ciddi sorunlar arasında yer alır.

Onikiparmak Bağırsağı: Bu bağırsak midenin hemen üst kısmında yer almaktadır. Ortalama olarak 8 santimetre uzunluğuna sahip olan onikiparmak bağırsağı, incebağırsağı bir kısmı olarak ele alınmaktadır. Sindirime yardımcı rolü olan incebağırsak, besinler içerisinde yer alan yararlı maddelerin emilimini yapar.

Organların Yerleri Resimli Anlatım

Sizlere bu makalemizde görsel ve metinsel olarak organların yerleri hakkında bilgi vermiş bulunuyoruz. Makalemizi anlayarak okuduysanız artık vücudunuzda meydana gelen ağrıların hangi organlardan kaynaklı olduğunu anlayabilirsiniz. Organların yerleri ve görevleri hakkında aklınıza takılanlar varsa bunları bizlere sorabilirsiniz.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here