Ashab-ı Kehf

Çok sayıda kişi Ashab-ı Kehf nerededir sorusunun cevabını arayıp bulamamaktadır. Bu durumun temel sebebi ise ilgili yerin tam olarak nerede olduğunun bilinmemesidir. Sizlerin de bildiğiniz gibi Ashab-ı Kehf hikayesi Yedi Uyurlar hikayesidir. Hem Hıristiyan aleminde hem de Müslüman aleminde en çok anlatılan hikayeler arasında yedi uyurlar hikayesi yer aldığından dolayı Ashab-ı Kehf her zaman en çok merak edilenler sıralamasında baş sırada yer almıştır. Anlatılan hikayeler dilden dile dolaştığından dolayı Ashab-ı Kehf deyim yerindeyse efsaneleşmiştir. Bu efsaneyi çok sayıda ülke kendisine mal etmek istediğinden dolayı Ashab-ı Kehf adı verilen yerin kendi ülkelerinde yer aldığını söylemektedir. Ülkemiz de bu ülkelerden birisidir. Ülkemizde çoğu kişi Ashab-ı Kehf denildiği zaman bu yerin Tarsus’ta yer aldığını söylemektedir.

Ashab-ı Kehf hikayesi efsaneleşmiş hikayeler arasında yer alsa da bu hikayenin çoğu zaman yanlış anlatıldığını yaptığımız araştırmalar sonucunda öğrendik. Bu nedenden dolayı sizlere yedi uyurlar olarak bilinen bu hikayenin tam olarak nasıl gerçekleştiğini anlatmaya çalışacağız.

Yedi uyurlar hikayesinin kahramanları Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernuş, Debernuş ve Sazenuş isimli kişilerdir. Ashab-ı Kehf efsanesinde yer alan bu kişiler hükümdarın sadık kişileri olarak ön plana çıkmaktadır. Hikayede yer alan hükümdarın putperest b irkişi olduğu biliniyor. Hikayede geçen altı kişi ise tek tanrıya inanmaktadır. Bu altı genç hükümdara saygı duyan kişiler olsa da hükümdar bu olayı duyduğu zaman bu altı kişiyi yanına çağırdı ve tek tanrı inancını bırakıp putperest olmalarını istedi. Bu olay üzerine inançlarını terk etmek istemeyen gençler hükümdarı kendi dinlerine davet ettiler.

Hükümdar normal şartlarda böyle bir davranış meydana geldiği zaman karşısında yer alan kişileri acımadan öldürebilirdi ancak gençlerin ona bağlılıklarını bildiğinden dolayı onları öldürmek yerine zaman tanımanın daha uygun olacağını düşündü. Bu olay karşısında akıl birliği yapan gençler yaşanan bu durumun başlarına bela olmasından korktuklarından dolayı çareyi sarayı terk etmekte buldular.

Saraydan ayrılıp yola koyulan bu gençler ilerlekten bir çobanla karşılaştılar. Durumu çobana anlatan gençler çobanın köpeği olan Kıtmir ile birlikte bir mağaraya sığındılar. Mağaraya sığınan gençler bu mağara içerisinde uzun süre boyunca dua ettiler. Bu durumu çok zaman geçmeden öğrenen hükümdar gençlere aşırı derecede sinirlenir ve gençlerin sığınmış olduğu mağaranın ağzını gençler bir daha dışarı çıkamayacak şekilde kapattırır. Halk arasında yer alan inanışa göre mağara olan gençler derin bir uykuya dalarlar ve yüzyıllar boyunda ölmeden uyumaya devam ederler.
Ashab-ı Kehf
Yaşanan bu olayın üzerinden yaklaşık olarak yüzyıl geçtikten sonra mağarada uyuyan gençler birden bire uyandı. Derin uykuda olduklarından dolayı zamanın ne kadar geçtiğinin farkında değildirler. Hale içlerinde hükümdar korkusu vardır ancak karınları çok aç olduğundan dolayı yemek almak adına şehre inmek zorunda kalırlar. Hepsi riske girmemek için şehre gitmesi adına gençlerden birisi olan Yemliha’yı seçerler. Yakalanmamak için kılık değiştiren Yemliha pazardan bir şeyler alıp para uzatır ancak uzattığı para yüzyıl öncesine aittir. Bu durumdan şüphelenen pazarcı Yemliha’yı alarak yeni hükümdara götürür. Hükümdar kendisinden yaşananları dinler ve kendisi de tek tanrıya inandığından dolayı Yemliha’yı serbest bırakır. Olaydan sonra hemen arkadaşlarının yanına giden Yemliha durumu anlatır. Bu olay sonrasında gençlerden bir daha haber alınamaz. İnanışa göre bu gençlerin tekrardan derin uykuya daldıkları söylenmektedir.

Kuran-ı Kerim içerisinde yer alan Kehf suresi içerisinde yedi uyurlardan bahsedilmektedir. Bu da yaşanan olayın doğruluğunu bizlere göstermektedir. Ülkemiz sınırlarında Ashab-ı Kehf mağarası olarak düşünülen birçok yer bulunsa da anlatılanlara en uygun olan mağaranın Lice’de bulunduğu kabul görmektedir. Yaşanan bu durum da ilgili mekanı görmek isteyen çok sayıda turistin ilgili bölgeyi yani mağarayı ziyaret etmesini sağlamakta ve bu durum da ülke turizmine ciddi anlamda katkı sağlamaktadır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here