minyatür sanatı

Minyatür sanatı denildiğinde akla gelen şüphesiz ilk şey Osmanlı devletidir çünkü minyatür sanatı Osmanlı devleti zamanında en popüler devrini yaşamış ve Osmanlı devletinde dünya çapında kendisini kanıtlamış olan minyatür sanatçıları yetişmiştir. Özellikle tarih kitaplarında sıklıkla karşılaştığımızdan dolayı minyatür sanatı nedir diye merak edilmektedir. Minyatür sanatı kendisine has teknikleri olan ve aşırı derecede güçlü bir anlatım stiline sahip olan bir sanat dalıdır. Minyatür sanatı geçmişte daha çok duvar resimlerini renklendirmek adına kullanılsa da minyatür sanatından günümüzde özellikle kitapların resmedilmesinde yararlanılmaktadır. Bu nedenden dolayı birçok kişiye minyatür sanatı nedir denildiğinde insanlar bu sanat dalını kitap resimleme sanatı olarak tanımlamaktadır.

Minyatür sanatı genel olarak aşırı derecede küçük olan nesneler üzerine yapılmaktadır. Minyatür sanatı küçük nesnelerin üzerine şekiller çizilmesi ve sonrasında bu şekilleri boyanması ile yapılır. Ünlü sanatçıların eserlerini incelediğimizde bu eserlerin büyük bölümünün fildişine, kağıda ve benzeri maddeler üzerine yapıldığını görmekteyiz. Minyatür sanatı bir Türk devleti olan Uygurlar zamanında ortaya çıktığından dolayı Uygurlar bu sanatı özellikle duvar süslemelerinde kullanmıştır. Günümüzde her ne kadar minyatür küçük nesneler üzerine yapılıyor olsa da özellikle Uygurlar zamanında bu sanat dalının duvarlara uygulanmış olmasından dolayı Uygurlardan kalma eserlerin büyük bölümünün aşırı derecede büyük olduğunu söyleyebiliriz.

Birçok sanat dalında olduğu gibi minyatür sanatı da doğu kültüründe ortaya çıkmış ve ardından batılı ülkelere yayılmıştır. Doğu kültürünün minyatür sanatında öne çıkmasının en büyük nedeni yapılan minyatürlerin tezhip sanatı ile süslenmesidir. Tarihi çok eskilere dayanan minyatür sanatının eski Mısır medeniyetleri tarafından da kullanıldığı yapılan araştırmalar sonucunda tespit edilmiştir. Yapılan arkeolojik çalışmalar sonucunda Mısırlılar tarafından icra edilmiş olan papirüslerim üzerindeki minyatür sanatları günümüzde müzelerde sergileme devam ediyor.

Uygurlar devleti minyatür sanatını yoğun bir şekilde uyguladıktan sonra bu sanat dalı sırayla Selçuklular ve Osmanlılar devletinde de kullanılmaya başlanmıştır. Özellikle Osmanlı devleti zamanında sanata ve sanatçıya olan değerinin artması minyatür sanatçılarının daha çok kendini geliştirmesini sağlamıştır. Resimler ile tarihsel konuların daha iyi bir şekilde anlatılacağını düşünen Osmanlı yöneticileri minyatür sanatçılarına yaşanan olayları resmettirmiş ve bu eserler günümüze kadar ulaşmıştır. Osmanlı devleti zamanında yapılmış olan minyatür eserlerine bakacak olursanız büyük bölümünün avcılık, savaş ve gündelik yaşam ile alakalı olduğunu görebilirsiniz. Minyatür sanatı denildiğinde akla gelen ilk isim şüphesiz Nakkaş Osman’dır. Kanunu Sultan Süleyman zamanında yaşamış olan Nakkaş Osman, özellikle Surname ve Şahname eserleri ile anılan bir kişidir. İlerleyen yıllarda ise minyatür sanatı ile ilgili yaptığı çalışmalar ile ön plana çıkan kişiler arasında Matrakçı, Levni, Buhari gibi isimlerle dahil olmuştur.

minyatür sanatı

Geçmişte yapılmış olan minyatürlerin özelliğini inceleyecek olursanız bu eserlerin özellikle yumurta akı ile terbiye edilmiş olan aharlı kağıtlar üzerine yapıldığını görebilirsiniz. Bu kağıtlar eski bir teknoloji olduğundan dolayı günümüzde kullanılmamaktadır ancak geçmişin izlerine rastlamayı seven kişilerin hala yumurta akıyla terbiye edilmiş aharlı kağıtlar üzerine minyatür sanatını icra ettikleri bilinmektedir. Sizlerde minyatür sanatı ile ilgili çalışmalar yapmak istiyorsanız bu sanatı icra etmek adına yağlı boya, akrilik boya ya da sulu boya kullanabilirsiniz. Minyatür sanatının derinliklerine indikçe bu sanatı daha çok seveceğinize şüpheniz olmasın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here